Atatürk diyor ki :

"Türk milletinin istidadı ve kati kararı medeniyet yolunda durmadan, yılmadan ilerlemektir."

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Dünya Japonya yenilgisinden sonra 1905 Devrimi'yle sarsılan Rus Çarlığı, Balkanlar'daki Slavları koruma politikasını tekrar gündeme getirdi. Bu durum Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun Ege Denizi'ne yö­nelik emelleriyle çelişiyordu. Bir tarafta Fransa ve Rusya, diğer tarafta Avusturya-Macaristan ve Almanya'yı karşı karşıya getiren ekonomik çıkar çatışması, bu durumun daha da karmaşık hal almasına yol açtı.

Birinci Fas bunalımının nedeni, Fransa için bu bölgede istikrarın gerekli olması, Almanya'nın ise böl­gedeki ekonomik çıkarlarını korumak istemesiydi.

1905 martında II. Wilhelm'in Tanca'yı ziyaret etmesi, Al­manya'nın bölgede hegemonya emellerini su yüzüne çıkardı. Fas halkının özgürlüğünün savu­nucusu rolündeki imparator, Fransa'nın « saldırgan tutumu »nu kınayarak savaş tehdidinde bulundu. Bu yüzden toplanan Algeciras Konferansı'nda (1906) Fransa, İngilizlerle Ruslardan destek gördü ve Berlin aleyhine bir karar alındı.

Aslında bu, olayın sadece ilk safhasıydı. 1911'de Fransızlar'ın Fas'a yaptığı askerî müdahale sırasında, Almanlar Fas'taki Agadir limanına bir savaş gemisi gönderdiler. Zorlu geçen gö­rüşmelerden sonra savaş kıl payı önlenebildi.

Avusturya-Macaristan, Os­manlılara bağlı Bosna-Hersek'i ele geçirmek için, Rusya'nın desteklediği Sırbistan'la 1908'de çatışmaya girdi. Sırbistan, Paris'in verdiği taktikler ve Rusya'nın güçsüzlüğünden dolayı boyun eğmek zorunda kaldı (1909). Dört yıl sonra Bulgaristan, Yu­nanistan, Karadağ ve Sırbis­tan'dan oluşan Balkan Birliği ile Osmanlılar arasında, yeni bir bunalım baş gösterdi. Balkan Birliği, zafer kazanmasına rağmen büyük güçlerin öne sürdüğü şartları kabul etmek zorunda kaldı (aralık 1912). 1913'te galip devletler arasında yeni bir bu­nalım doğdu. Avusturya tara­fından desteklenen Bulgaristan, yenik düşen taraf oldu ve barışı kabul etmek zorunda kaldı. Bu üç bunalım sırasında büyük güçler müttefiklerine sınırlı bir şekilde destek verirken, durumun kontrolden çıkmasını isteme­dikleri de anlaşılmış oluyordu. Ne var ki, Balkanlar'daki kar­gaşanın sona ermesi, kısa vadede olanaksız görünüyordu.

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

GTranslate

trarzh-TWnlenfrdeelitptrues

En Son Yorumlar

Ziyaretçi Sayısı

1398411
BugünBugün993
DünDün1869
Bu HaftaBu Hafta993
Bu AyBu Ay32900
Tüm ZamanlarTüm Zamanlar1398411