Atatürk diyor ki :

"Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir."

Write comment (0 Comments)
Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Dünya Almanya, 1871'de kazandığı zaferden sonra Avrupa'da üstünlüğünü ilan etti. Ama II. Wilhelm'in dünyaya açılma politikası çekişmeleri arttıracaktı.

Avrupa'daki, ekonomik ve askerî potansiyelin önemli bölümü, komşu devletlerden gelebilecek gerçek veya hayal ürünü tehlikelere karşı kendilerini korumak için kullanılmıştı. Ül­kelerin toprak bütünlüğünü ve güç dengesini koruma kaygı­sından doğan kutuplaşma,

Avrupa'daki, ekonomik ve askerî potansiyelin önemli bölümü, komşu devletlerden gelebilecek gerçek veya hayal ürünü tehlikelere karşı kendilerini korumak için kullanılmıştı. Ül­kelerin toprak bütünlüğünü ve güç dengesini koruma kaygı­sından doğan kutuplaşma, 1914 Avrupası'nın temel görünümüne damgasını vuracaktı. Bu güç dengesi, merkezî imparatorluklar (Almanya, Avusturya-Macaristan) ile İtalya'nın Rusya, Fransa ve İngiltere'ye karşı gruplaşmasıyla oluşmuştu. Böylece, aşırı uçlara kaymanın engellenmesi amaç­lanıyordu; çünkü bu karşı kamplardaki herhangi iki ülke arasında çıkacak bir savaş, genel bir savaşı kaçınılmaz kılacaktı.

1871'deki yenilgisinin ar­dından Fransa'nın yalnız bıra­kılması, Almanların güttüğü politikanın önemli bir parçasıydı. Almanya, İtalya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nu kapsayan Üçlü İttifak'ın kurul­ması (20 mayıs 1882), Avus­turya'yı her ne pahasına olursa olsun İkinci Reich'ın nüfuz alanında tutma ve Fransa'yla herhangi bir şekilde yakınlaş­masına engel olma amacına yönelikti. Bismarck'ın politikası ne kadar "Avrupa" ölçekliyse, II. Wilhelm'in politikası da o kadar çok "dünya" ölçekli görünüyordu. İmparatorluk şansölyesi, Avrupa devletlerinin toprak statüsünü etkileyebilecek değişiklikleri kontrol ederek güç dengesini sağlamak amacındaydı: Fransa'nın çember içine alınması da bu yaklaşımın bir parçasıydı. Buna karşılık II. Wilhelm, Al­manya'nın stratejik topraklar, hammadde ve yeni pazarlar kazanabilmesi için büyük bir savaş filosunun yapılmasına karar vermişti.

Bu şartlarda Londra ile Paris arasında bir yakınlaşma doğması kaçınılmazdı. Alman savaş fi­losunun büyümesi İngiltere'yi kaygılandırıyor, bu arada Fransa, Akdeniz'deki deniz yollarını koruma alana almaya çalışıyordu. Fransızları, Sudan'daki İngiliz kuvvetleri önünde gerilemek zorunda bırakan Faşoda olayının (1898) yarattığı Fransa-İngiltere anlaşmazlığı, Almanya'nın ticarî rekabeti karşısında sona ermişti: 1904'te bir dostluk antlaşması yapıldı. Diğer taraftan 1893'ten beri Fransa'nın müttefiki olan Rusya, İngiltere'ye yakınlaştı: böylece Üçlü İtilaf da kurulmuş oluyordu (1907).

Comments powered by CComment

GTranslate

trarzh-TWnlenfrdeelitptrues

Ziyaretçi Sayısı

4075969
BugünBugün422
DünDün2535
Bu HaftaBu Hafta13309
Bu AyBu Ay57104
Tüm ZamanlarTüm Zamanlar4075969