Atatürk diyor ki :

"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
 

Dünya 1914'de AvrupaParis Evrensel Fuarı çok başarılı bir şekilde devam ederken, Avrupa'daki denge yıkılmak üzereydi. Ama yine de, Avrupa gibi köklü bir uy­garlığın, üstünlüğünü birkaç yıl gibi kı­sa bir sürede kaybedebileceği kimsenin aklına gelmezdi. Sekiz milyondan fazla can kaybı verilen savaş başlamadan ön­ce, Eski Kıta'nın kendine özgü bir konu­mu, tartışmasız bir üstünlüğü vardı. Avrupa, kültürel bir güç olarak edebiyat ve sanatı tekeline almıştı.

Ekonomik bir güç olarak da yükselişini, sanayi alanın­daki sürekli gelişmesine borçluydu. Es­ki Kıta toplumlarının, hiç de eşit olma­yan bir biçimde yararlandığı teknolojik değişimler, kendi üstün yeteneklerinin sonucuydu: elektrik, otomobil, telefon, telgraf yavaş yavaş günlük hayata gir­mişti. Artan ABD rekabetine rağmen Avrupa, dünyadaki sanayi üretiminde ilk sırayı korumaktaydı: örneğin çelik ü-retiminin yüzde 62'sini kendi fabrikala­rından sağlıyordu. Dünyadaki ticarî iliş­kilerde payı (yüzde 61) ve ticaret filosunun tonajı (yüzde 85), benzersiz gücü­nün göstergeleriydi. Malî gücü dünya çapında hâkimiyet kurmasını sağlamış­tı. Sermaye ihracatında ilk sırada İngil­tere yer alıyor, onu Fransa ve Almanya takip ediyordu. Avrupa'nın yükselişi kıta sınırları dışına taşmıştı; Afrika ve Asya'nın nabzı, Paris, Londra veya Ber­lin'de atıyordu. Son on yılda uluslarara­sı bunalımların artmasına rağmen, poli­tik açıdan istikrarlı bir dönem yaşan­maktaydı. Uzaktan farklı görünse de barış, büyük güçlerin yönlendirdiği ge­leneksel bir diplomasinin ürünüydü; bu arada, büyük güçler arasındaki çekiş­meler de basit çıkar çatışmalarını aşan boyutlara varmıştı. Ekonomik yayılma­cılıktan doğan emperyalist rekabet, 1907'de başlayan kutuplaşmanın İtilaf Devletleri ve İttifak Devletleri keskinleşmesine neden oldu. Avrupalı güçlerin silahlanmaya yönelmesi, as­kerî bütçelerinin ve asker sayılarının artması, tasasız "çılgın yıllar" dönemi­nin barış hayallerine ters düşüyordu.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

GTranslate

trarzh-TWnlenfrdeelitptrues

Ziyaretçi Sayısı

3390194
BugünBugün616
DünDün3733
Bu HaftaBu Hafta7227
Bu AyBu Ay100000
Tüm ZamanlarTüm Zamanlar3390194