Atatürk diyor ki :

"Benim yaptığım işler,biri ötekine bağlı gerekli olan işlerdir. Fakat,bana yaptıklarımdan değil,
Yapacaklarımdan söz edin.."

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Dünya Çarpışacak birliklerin silahlandırılması konusunda oldu­ğu gibi, 1914 yılının orduları, ör­gütlenme bakımından da çarpıcı ben­zerlikler gösteriyordu. Her tarafta, asıl gücü piyadelerden oluşan millî ordular kurma eğilimi vardı. 1916'da İngilte­re'de askerlik yoklaması kaldırıldı. Bu açıdan bakıldığında insan kaynağı önem­li bir unsurdu.

Zorunlu askerlik hizmeti "bu hizmetin süresi, savaş öncesi geri­limlere göre kademeli olarak uzatılmak­taydı" ilkesiyle düzenlenmiş olan milli ordular, yedekleri oluşturan taze kuv­vetlerin genel bir çağrıyla askere alın­ması sayesinde güçlendirilebilen, sürek­li ve sağlam bir örgütlenmeye sahipti. Ama uygulama Paris'ten Berlin'e farklı­lık gösteriyordu. Fransa'da yedek kuv­vetlerin kullanılması çok geçmeden bunların ne derece etkili oldukları konu­sunda soruları gündeme getirdi. Buna karşılık Alman kurmayları gerekli şekil­de eğitilmiş yedek birliklerini en baş­tan savaş düzenine sokmuştu. İngiliz ordusunun kendine özgü bir yapısı var­dı. Kraliyet Donanması, İngiltere'nin asıl gücüydü. Piyade sınıfı eğitim gör­müş, sayıca az gönüllüden oluşuyordu. Savaşa gönderilen ve Kaiser'in "aşağı­lık küçük ordu" olarak adlandırdığı bir­likte en fazla 300 000 kişi vardı. Çatış­malar patlak verdiği sırada küçük Belçi­ka ordusu yeniden örgütlenme aşamasındaydı. Buna ek olarak Krupp fabrika­larına sipariş edilen teçhizatın büyük bir kısmı gereğince çalışmıyordu.

Sahip olduğu insan kaynakları, Rus­ya'nın kontenjanının sadece üçte birini (450 000 kişi) harekete geçirmesine ola­nak verdi. Ayrıca Rusya, Japonya karşı­sında aldığı yenilgiden (1905) sonra or­dusunu yeniden örgütlemeye girişmiş­ti. Son olarak Avusturya-Macaristan kuvvetleri, iki başlı monarşinin yapısı­nı yansıtacak biçimde oluşturulmuştu. 100 askerden ortalama 44'ü Slav, 25'i Alman, 23'ü Macar, 7'si Rumen, 1'i de İtalyandı. Fakat rütbeli subayların dört­te üçü Almandı. Taze kuvvetlerin sefer­berliğe çağrılmasına yol açan savaşa ekonominin desteği ve katkısı da gittik­çe büyüyor, ordular sanayi sektörüne daha bağımlı hale geliyordu.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

GTranslate

trarzh-TWnlenfrdeelitptrues

En Son Yorumlar

Ziyaretçi Sayısı

1299283
BugünBugün496
DünDün1478
Bu HaftaBu Hafta4681
Bu AyBu Ay30071
Tüm ZamanlarTüm Zamanlar1299283