Atatürk diyor ki :

"Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir."

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Dünya Kendiliğinden ve umulmadık bir şekil­de gelişen Şubat Devrimi'nin tersine, Ekim günleri, duruma hâkim olmayan bir hükümet ortamında, Bolşevikler tara­fından titizlikle hazırlanmıştı. Zor gün­ler, 22 Ekim'de Petrograd Garnizo­nu'nun, Petrograd Devrimci Askeri Ko­mitesi ile birleşmesiyle başladı. Bolşe­vikler, yeni kurulacak hükümeti tanıma yetkisinin yalnızca, 25 Ekim'de yapıla­cağı duyurulan İkinci Panrus Sovyetler Kongresi'nde (demokratik bir kurulda değil) olacağını ilan ettiler.

Devrimci Askeri Komite'ye bağlı müfrezeler (bir­kaç bin kızıl muhafız, denizci ve asker) başkentin stratejik noktalarını (köprüler, postaneler, telgrafhaneler, bankalar, garlar) hiçbir direnişle karşılaşmadan kontrol altına alırken, Kerenskiy'nin, 24 Ekim akşamı başlayan ayaklanmaya kar­şı koymak için askeri öğrencilerden baş­ka dayanağı yoktu. Kerenskiy, hükümete bağlı takviye kuvvet ve birlik aramak üzere, Petrog­rad'ı terk ederken, Haziran ayından beri ilk defa halk önüne çıkan Lenin, Petrog­rad Sovyeti oturumunda şu açıklamayı yaptı; "Bolşeviklerin, gerekliliğini ısrar­la belirttiği, işçi ve köylü devrimi ger­çekleşmiştir... Rusya tarihinde yeni bir sayfa açılmaktadır ve bu üçüncü devrim, sosyalizmin zaferiyle sonuçlanmak zo­rundadır."

Geceleyin, ayaklanmacılar, etkisiz bir hükümetin tek ve gülünç sa­vunmasını oluşturan genç Kadetler ve kadınlar bölüğünün direnişini rahatlıkla kırarak, bakanların çekildiği Kışlık Sara­yı ele geçirdiği sırada, İkinci Panrus Sovyetler Kongresi başlamıştı. "Sovyet­lerin sırtına dayanarak örgütlenen askeri komplo" suçlamasını yapan Menşevik­ler ve sosyalist devrimciler, Bolşevikle­rin yuhalamaları ve Troçki'nin saldırgan sözleri ("Haydi, layık olduğunuz yere, tarihin çöplüğüne gidin!") arasında salo­nu terk ettiler. Müttefikleri sol sosyalist devrimcilerden sayıca üstün olan Bolşe­vikler, kendi darbelerini, Lenin'in kale­me aldığı ve "bütün iktidarı Sovyetlere" veren bir metnin oylandığı bu Kongre'de onaylatmışlardı. Bu çözüm, Bolşeviklere "halk adına" hükümet etme (gerçi ikti­dar zaten partilerinin elindeydi) olanağı tanımaktaydı.

İkinci Panrus Sovyetler Kongresi, dağılmasından birkaç saat ön­ce, Halk Komiserlikleri Konseyi'nin (Bolşevik hükümet) kurulmasını resmen kabul etmiş ve yeni rejimin ilk uygula­ması olan barış ve toprak kararnameleri­ni onaylamıştı.