Alfabe’nin bulunuşu

Alfabe'nin bulunuşu

Dünyanın bütün alfabelerinin tek bir ana alfabeden, Kuzey Sami alfabesinden geldiği düşünülmektedir. Bu alfabe, MÖ 1.700’de Suriye ve Filistin’de Sami dilini konuşan halklar tarafından geliştirilmişti. Alfabenin bulunuşundan önce yazı basit resim-yazılardan veya hece işaretlerinden oluşuyor, her işaret farklı bir heceyi temsil ediyordu. Dilde yüzlerce farklı hece kullanıldığından, bu durum yüzlerce işaretin ezberlenmesini gerektiriyordu. Hecelerin nispeten az sayıda temel sesten oluştuğunun fark edilmesiyle bir aşama gerçekleşti. Çoğu dilde bu seslerden en fazla 20 ya da 30 tanesi kullanılır. Alfabe sistemi de her ses için bir sembol kullanılmasına dayanır. Bu sembollere verilen isimler simgeledikleri nesnelerin isimleriyle aynıydı.

Sesli harfler Yunanlılardan

MÖ 1050’de Fenike halkı 22 harflik bir alfabe kullanıyordu. Fenikeliler kuzeyde ve batıda Yunanistan’a, güneyde Mısır’a ve doğuda Mezopotamya’ya uzanan ticaret yollarının odak noktasındaydılar. Yunanlılar onların alfabesini Avrupa’ya ulaştıracak bir dizi sesli harf eklediler. Sonuçta Batı’nın bütün alfabeleri Yunan alfabesine dayanmaktadır. Bir versiyonu Doğu Avrupa’ya geçti ve Kiril alfabesi oldu; bir diğerinden ise modern Latin alfabesi türedi. Latince yazılar MÖ 7. yüzyıldan itibaren görülmektedir. Alfabenin kullanılması daha fazla sayıda insanın okuyup yazmasına yol açtı. Çiviyazısı ile hiyeroglifler yüksek eğitimli yazıcıların işiydi. Alfabenin kullanılmasıyla daha büyük bir okuryazar sınıfı doğdu. Pompei duvarlarındaki seçim yazıları, Hıristiyanlığın başlangıcına gelindiğinde okuryazarlıkta ne kadar büyük bir artış olduğunu göstermektedir.

Sırlarını koruyan yazılar

Uzmanlar eski yazıları çözmekte büyük başarı elde etseler de, bazıları hâlâ okunamamış durumdadır. 4.000 yıl önce İndus Vadisi uygarlığınca kullanılan 300 işaretlik alfabe ile MÖ 5.000’den 1.100’e dek Girit’te kullanılan, Lineer A adıyla bilinen alfabe bunlar arasındadır. Orta Amerika’da Mayalar MS 250’de yaklaşık 850 resim-işareti içeren karmaşık bir yazı geliştirmişlerdi. Bu işaretlerle günümüzdeki Maya lehçeleri arasında pek çok bağlantının bulunduğu söylenmektedir ve son yıllarda bu yazının çözülmesi konusunda ilerleme kaydedilmiştir.

“Öküz” yazmanın üç çeşidi

Eskidünya uygarlıkları farklı yazı biçimleri tasarlamakta çok ustaydılar. İlk yazılar bildik nesnelerin basit çizimleri olup, bunlara resim-yazı deniyordu. Bunlar zamanla kullanılan araç gerece ve yazı yüzeylerine göre çoğu zaman resmin aslına hiç benzemeyen sembollere dönüştüler.

Makale ne kadar kullanışlı?

Değerlendirmek için bir yıldıza tıklayın!

Ortalama 0 / 5. Oy sayısı: 0

Şimdiye kadar oy yok! Bu gönderiyi ilk değerlendiren siz olun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Follow by Email
YouTube
WhatsApp